Kırım'da son durum

Kırım’da yaşanan son gelişmelerin ardından Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından oldukça önemli bir açıklama yapıldı

27.02.2014 19:59 tarihinde yayınlandı 143 defa okundu
Kırım'da son durum
Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan söz konusu açıklamada, ‘‘Soydaş Kırım Tatarlarının da yaşadığı Kırım Özerk Cumhuriyetinde bulunan tüm tarafların da itidal ve sağduyuyla hareket etmesini bekliyoruz. Komşumuz ve stratejik ortağımız olan Ukrayna’da yaşanmakta olan siyasi krizin demokratik prensipler temelinde ve tüm tarafların katılımıyla ortak bir uzlaşma zemininde çözüme kavuşturulmasını ümit etmekteyiz’’ şeklinde ifadelere yer verildi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın söz konusu açıklamasının devamında ise mevcut konjonktürde Ukrayna için en önemli gündem maddesinin yaşanmakta olan krizden çıkış için anayasal sistem içerisinde, toprak bütünlüğü ve ulusal birlik temelinde çözüm önerileri aranması olduğuna da vurgu yapıldı. Ünlü siyaset bilimci ve yorumcu Stanislav Tarasov’a göre, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ilgili açıklamayı yapması hiç de tesadüf değil:
 
Ankara, Ukrayna’da yaşanmakta olan siyasal krizden kaynaklanan gelişmeleri dikkatle takip ediyor. Ankara’ya göre, Ukrayna’da bir hükümet darbesi gerçekleşti ve bu darbenin sonucunda da yasal yollarla seçilmiş olan Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç görevden uzaklaştırıldı. Tam da bu noktada bir hususu hatırlatmak isterim… Geçtiğimiz yıl Mısır’da meydana gelen askeri darbeden sonra Cumhurbaşkanı Mursi’nin görevden alınmasını Türkiye kendine göre yorumlamış ve Kahire’de işbaşına gelen askeri yönetimi yasadışı ilan etmişti. Bu sebeple, Türkiye’nin Ukrayna ile olan mevcut ilişkilerinde de benzer bir meselenin daha ortaya çıkmaya başladığını düşünmek mümkündür. Ankara, Kiev’de işbaşına gelen yeni yönetimin son derece radikal kararlar almaya başladığını görmektedir. Bu karalar içerisinde en dikkat çekici olanlardan birisi de Rus Dili ile ilgili olandır. Söz konusu girişimin sonucunda bugün merkez noktası Kırım olan etnik ve kültürel bir bölünme süreci başlamıştır.
 
Kırım’da hem Türklerin, hem de Rusların belirli tarihi bağları bulunmaktadır. Bu yüzden Kırım’da şu anda yaşanmakta olan gelişmeleri Rusya’dan ve Türkiye’den yorumlayan bazı aceleci kişi ve kurumlar, Kırım’ın Ukrayna’dan ayrılıp bir başka devlete bağlanması gerektiğini söylemeye başlamışlardır. Ancak Kırım’da yaşayan halkı etnik olarak sınıflandırdığımız zaman ortaya çıkan tablo aynen şöyle olmaktadır: Nüfusun %60’ı Rus, %24’ü Ukraynalı ve %12’si ise Kırım Tatarlarından oluşmaktadır. Yani, bu toprağın herhangi bir ülkeye bağlanması hususunda bir referanduma gidilmesi halinde, buradan çıkacak karar Türkiye’ye değil, Rusya’ya bağlanılması yönünde olacaktır.
 
Ancak Rusya, Kırım’da yaşayan Rusların güvenliği sağlamak için insani bağlamda bir takım önlemleri almaya hazır olsa da, tıpkı Türkiye gibi Ukrayna’nın toprak bütünlüğü prensibini desteklemektedir. Buradaki asıl tehlike, şu an Kiev’de işbaşına gelmiş olan radikal güçlerin Kırım Tatarları kartını kullanmak sureti ile Türkiye’yi krizin içinde çekip, bu ülkeyi Rusya ile karşı karşıya getirmeye yönelik bir girişimde bulunabilme ihtimalidir.
 
İşte tam da olarak bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın yayımladığı söz konusu açıklama son derece önemli ve bir o kadar da pozitif olmaktadır. Çünkü Kiev’deki yeni yönetimin atabileceği radikal adımları önleme adına hem Moskova’ya, hem de Ankara’ya bu yönetim üzerinde etki kurma imkanı tanımaktadır. Bu arada, Türkiye’de yayın yapan Star Gazetesi’nde konuyla ilgili olarak yer alan makalede de Ukrayna’da yaşanacak olan olası bir bölünmenin, bölgedeki mevcut jeopolitik konjonktürü Türkiye’nin yararına olmayacak bir biçimde değişikliğe uğratabileceğine vurgu yapılmıştır. Yine aynı gazetenin Batı’nın Ukrayna üzerinden bir takım stratejik adımlar atmakta olduğunu ve bu hamlelerin nasıl sonuçlanacağını kestirmenin ise henüz mümkün olmadığı yönündeki çıkarımı da haklılık payı içermektedir. Kırım maalesef Ukrayna’nın bölünme sürecine ilişkin fikrin yayılacağı ve dış güçlerin de aktif katılım gösterebileceği olası bir iç savaşın kaynak noktası olabilir. Bu bağlamda, Türkiye’nin Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu’nun Avrupa’yı Ukrayna’daki iç çatışmaları kışkırtmakla suçlaması kesinlikle tesadüf olmamaktadır. Çünkü Kiev’de işbaşına gelen yeni yönetimin acil olarak ihtiyaç duyulan yeni ekonomik reformları gerçekleştirememesi ve ülkede özgür ve adaletli bir seçim düzenleyememesi halinde yukarıda bahsi geçen tüm kötü olasılıkların gerçeğe dönüşme ihtimali bulunmaktadır.
Kaynak : ruv.ru
Anahtar Kelimeler : kırım, rusya, ukrayna, Türkiye
Facebook Yorumları
Günlük Gazeteler
Oku
Bumerang - Yazarkafe